AnasayfaGENEL BİLGİLERTARİHİ SÜREÇSİYASİ HAYATİNSAN HAKLARI İHLALLERİULUSLARARASI POLİTİKADAKİ YERİBİYOGRAFİ

İNSAN HAKLARI İHLALLERİ:

GENEL DURUM

İÇ SAVAŞ SONRASI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ

İSRAİL İŞGALİ ALTINDAKİ TOPRAKLARDAKİ İHLALLER

BAZI TEMEL HAK VE HÜRRİYETLER

FİLİSTİNLİ MÜLTECİLERİN TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİ

TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERDE SON DURUM

Genel:

Anasayfa

KRONOLOJİ

SONUÇ

BAZI TEMEL HAK VE HÜRRİYETLER

Toplanma ve gösteri hürriyeti: Anayasada garanti altına alınmış olmasına rağmen, savaş sonrası dönemde toplanma hakkı kısıtlanmıştır. Aralık 1998’de hükümet, her türlü gösteriyi yasaklayan kararnamesini kaldırsa da, İçişleri Bakanlığı’ndan izin alma zorunluluğu ile bu hakkı dolaylı olarak sınırlandırmıştır. Ancak yine de bu tarihten itibaren Suriye’nin Lübnan’dan çekilmesine yönelik gösterilerin yoğunlaşması, bu konuda yaşanan rahatlamanın bir göstergesidir.

Dernek kurma hürriyeti:
Herhangi bir özel kuruluş İçişleri Bakanlığı’ndan alınan izinle dernek kurulabilmektedir. Ancak 1992’den sonra dernek kurma hakkı budanmış ve dört siyasi parti dahil onlarca kuruluş, ülkeyi parçalanmaya doğru sürüklediği gerekçesiyle kapatılmıştır. Siyasi parti başvuruları dikkatle incelenmekte ve muhalif siyasi partilerin faaliyetleri ve üyeleri askerî istihbarat tarafından yakından takip edilmektedir. Hükümet politikalarına karşı çıkanlar keyfi tutuklamalara maruz kalabilmektedir.

Basın ve ifade hürriyeti: Anayasada teminat altına alınan basın ve ifade hürriyeti, hükümet tarafından kısıtlanmaktadır. İç savaş esnasında her milis grubu kendi yayın istasyonunu kurmuştu. Ancak bunların tümü lisansı olmayan özel radyo (120 adet) ve televizyonlar (52 adet) idi. 1994’te bu istasyonları yeniden düzenlemek üzere bir kanun çıkarılmıştır. Yoğun protestolara rağmen 1996’da hükümet, sadece doğrudan veya dolaylı olarak hükümet yetkililerine ve Suriye taraftarı siyasetçilere ait 4 televizyon ile 11 radyo istasyonuna yayın izni vermiştir. Bu televizyonların, hükümete karşı grupların öne çıkan isimleriyle mülakat yapmaları yasaktır. 1994’te çıkarılan kanunun ve uygulamaların medyadaki çoğulculuğa ve ifade hürriyetine darbe vurduğu sık sık dile getirilmiştir. Artan protestolar sonucu hükümet, Temmuz 1998’de pek çok televizyon ve radyoya yayın izni vermiştir. Siyasi programların uydu televizyonlarında yayımlanması yasağı ise Ekim 1998’de kısmen kaldırılmıştır. Son iki seneye kadar Lübnan basınında Suriye’ye yönelik eleştirilere oldukça az rastlanırdı; zira 1991’de imzalanan güvenlik anlaşması uyarınca, her iki tarafın güvenliğini tehlikeye sokacak herhangi bir haberin yayımlanması yasaktı. Bu yüzden Lübnan basını Suriye devlet başkanı, ordusu veya Suriye’deki yolsuzluklara dair konularda oto-sansür uygulamaktaydı. Ancak son dönemde Suriye’ye yönelik eleştirilerde çok ciddi bir artış gözlemlenmektedir.

Din hürriyeti: Devletin resmî bir dininin olmadığı Lübnan’da anayasa din hürriyetini garanti altına almıştır. Cemaatlerin evlilik, boşanma, miras ve çocuk gibi aile hukuku konularında kendi özel mahkemeleri vardır. Kamu hayatı ve özel hayat mezhep temelinde biçimlenmiştir. Toplumsal kaynaşmanın önünde en büyük engel olarak görülen mezhep ayrışmalarını önlemek üzere, Mart 1997’den itibaren yeni Lübnan kimlik kartlarında din ve mezhep hanesi kaldırılmıştır.

Vatandaşlık hakkı: Lübnan’da başta Filistinli mülteciler olmak üzere vatansızların sayısı oldukça yüksektir. 1994’te çıkarılan Vatandaşlık Kararnamesi uyarınca vatandaşlığa alınanlarla birlikte, Lübnan nüfusu %8 ila 10 arasında artmıştır. Ancak vatandaşlığa kabul edilme belirli kriterlere dayanmaktan ziyade keyfidir ve Filistinlilerin vatandaşlığa alınmaları söz konusu dahi değildir.

Seyahat hürriyeti: Lübnanlıların, İsrail dışında, yurt dışına gidişlerinde herhangi bir kanuni engel yoktur.

Çocuk hakları: Çocukların korunmasına dair herhangi bir yasa bulunmamaktadır. İç savaştan bu yana sokaklarda terk edilen çocuk sayısı oldukça yüksektir. Bunların bir kısmı dilenerek, bir kısmı ise çeşitli eşyalar satarak hayatlarını idame ettirmeye çalışmaktadır. BM’ye göre sokak çocuklarının yaklaşık %18’i Filistinlidir. Öte yandan UNICEF verilerine göre çalışan çocukların %60’ı 13 yaşın altındadır ve %75’i de asgari ücretin ancak üçte ikisi kadar ücret alabilmektedir.

Mahkum hakları: Lübnan’daki hapishane şartları uluslararası asgari standartların dahi altındadır. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 3.840 kişi kapasiteli 18 hapishanede toplam 8.375 mahkum bulunmaktadır. Aşırı kalabalık olan bu hapishanelerde mahkumlar yeterli ısıtma, tuvalet ve sağlık hizmetinden mahrumdur. Hükümetin gerekli kaynağı ayırmadığı hapishanelerin mevcut imkanlarının “hayvanlara dahi uygun olmadığı” söylenmektedir.